Dünyadaki Bütün Ülkeler Aynı Yılda Mı? Bir Yıldızın Altında, Aynı Zamanı Paylaşan Ülkeler
Bir Akşam Üstü: Kayseri’de Bir Yıldız
Kayseri’deki o sakin akşamüstü, her şey normaldi. Yağmurlar yeni başlamıştı, penceremin camına vurdukça tak tak diye sesler geliyordu. Kışın ilk soğukları, üzerimi örten eski kazakla sarılıyordum. Günlük tutmaya başlamıştım. En iyi halimle başımı yazılarına gömmek için. Çünkü içimde bir soru vardı, gitgide büyüyen bir soru: Dünyadaki bütün ülkeler aynı yılda mı? Bunu fark ettiğimde, kendimi bir anda Kayseri’nin dar sokaklarında, pencereden dışarı bakarken buldum. O kadar anlamsız ama bir o kadar da derin bir soru… Hani bazen öyle sorular vardır ya, cevapsız kaldığında kafanı kurcalayan, bir türlü kendini ifade edemediğin; işte o anlardan biriydi.
Ben Kayseri’de, 25 yaşında bir gencim. İçimden çok fazla duygu geçiyor, ama bazen bunları kelimelere dökmek o kadar da kolay olmuyor. O gün, bir anda bu sorunun beni içine çektiğini fark ettim. Neden dünyadaki bütün ülkeler aynı yılda mı? Ne demekti bu soruyu sormak? Hani, her ülkenin bir yılı vardı ama bir arada olmaları mümkün müydü? Aynı zaman diliminde bir arada yaşamak, bir yıldızın altında olmak ne demekti?
İçimde bir belirsizlik vardı, sanki dünyadaki bütün ülkeler bu soru karşısında seslerini çıkaramıyordu. O an, bir köşe yazısının yazıldığı bir dünyada, farklı coğrafyalarda farklı hayatlar yaşanırken, o hayatların aynı yılda olup olmadığını merak etmek, kendi içinde bir çelişkiydi.
Sürükleyici Bir Hayal: Aynı Yılda Yaşayan Zamanlar
Bir yanda kaybolan yıllar, öte yanda yenisiyle başlamaya karar veren insanlar… “Dünyadaki bütün ülkeler aynı yılda mı?” diye sormak, bu soruyu anlamak, bir anlamda zamanın sınırsızlığını kabullenmek gibiydi. Ama bu kabulleniş içimde bir huzursuzluk yaratıyordu. Nasıl bir yıl? Nasıl bir zaman dilimi? Bir insan Kayseri’nin bir sokağında ağlarken, dünyanın başka bir yerinde bir başka insan belki de kutlama yapıyordu. Bu nasıl bir uyumsuzluktu? Bir ülkede hala bir yıl başlamamışken, bir başka yerdekiler her şeyin yeni başlangıcına tanıklık ediyordu.
İşte, kaybolan yıllar ve farklı hayatlar arasında bir yerde, zamanın hızla geçtiğini hissediyordum. O an, her bir ülkenin aynı yılda olamayacağı düşüncesi içimde daha da büyüdü. Farklı coğrafyalar, farklı kültürler, her birinin zaman içinde farklı bir akışı vardı. Bir ülkenin ekonomik bunalımı, diğerinin sosyal krizleriyle karışırken, başka bir yerde insanlar barış içinde yaşamayı sürdürüyordu. Ülkeler, kendilerine ait yıllarda, farklı zaman dilimlerinde hareket ediyorlardı.
Ama yine de bu soruya takıldım. Dünyadaki bütün ülkeler aynı yılda mı? Neden zaman bu kadar çelişkiliydi? Neden bir ülke, geçmişiyle barış yaparken, bir diğeri hala geçmişin hüsranıyla yüzleşmek zorundaydı? Bu sorunun beni hüzünlendirdiğini fark ettim. Bazen düşüncelerim birikir, bazen de kelimelerim. Bu soru, içimde bir kırıklık yaratıyordu. Dünyadaki tüm ülkelerin aynı yılda olmaması, belki de birer yıldız gibi her biri kendi yolunda olmalıydı.
Bir Yıldızın Altında, Hepimizin Aynı Zamanı Paylaşması
İçimdeki duygular, biraz da kırgınlık taşıyor. Bir ülkedeki bir insanın yaşadığı yıl, başka bir ülkedeki bir insanla nasıl bu kadar farklı olabilir? Savaşlar, çatışmalar, yoksulluklar bir tarafta sürerken, bazılarımız için belki de sadece bir yılın öyküsüydü. Kayseri’de, bu küçük dünyamda ben, o günleri yaşarken, dünyanın farklı yerlerinde insanlar aynı günleri, aynı saatleri yaşıyorlardı. Ama bir yerlerdeki yıldızlar farklı ışıklar veriyordu, bir başka yerdekiler ise yıldızsız bir gökyüzüne bakıyorlardı.
İçimdeki umutla karışmış bir hayal kırıklığı vardı. Yıldızlar, tüm ülkelerin aynı yılda olup olamayacağını anlatmak için bir simgeydi, belki de. Yıldızların altına baktığımızda, birbirimizin dünyalarını farklı zamanlarda yaşamaya devam edecektik. Zamanı bir arada paylaşabilmek çok zordu, ama bu soruya verdiğim cevap, bir nebze olsun rahatlatıcıydı. Belki de her ülkenin yıldızları farklıdır, ama yine de aynı yıldızın ışığına bakıyoruzdur.
Bir Gün, Aynı Yılda Olma Umudu
Zamanla, bu düşünceler daha derinleşmeye başladı. Dünyadaki bütün ülkeler aynı yılda mı? sorusu, aslında bir umut taşıyordu. Bir gün, bir arada olabilmek, bir arada bir yılı yaşamak mümkün müydü? Bazen bir araya gelmek zordu, kültürel, politik, ekonomik farklar engel oluyordu. Ama ben, Kayseri’de küçük odamda, hayal ettiğimde o anı, dünyanın dört bir yanındaki insanlarla, belki de çok farklı zamanlarda, bir yıldızı paylaşarak, bir yılın başlangıcında hep birlikte olabilmeyi umut ediyordum.
O gün, Kayseri’deki küçük odamda yazarken, sorunun cevabını bulamamıştım belki. Ama yine de içimde bir umut vardı. Zamanın akışı, farklı ülkelerde farklı hızlarla ilerlese de, belki de bir gün her birimiz, aynı yılda, aynı umutla, aynı başlangıca adım atabilirdik. Bunu düşünmek, biraz daha mutlu ediyordu beni.
Sonuç: Zamanı Paylaşmak
Bugün Kayseri’nin kararmaya yüz tutmuş gökyüzüne bakarken, yine bu soruyu düşünmeyi bırakmadım. Dünyadaki bütün ülkeler aynı yılda mı? sorusu, belki de yaşamın ta kendisiyle ilgili bir soruydu. Her birimizin, farklı coğrafyalarda, farklı zaman dilimlerinde yaşadığını hissediyoruz. Ama belki de, her birimiz, bir gün aynı yıldızı paylaşarak aynı zamanı yaşayacağız. O an geldiğinde, farklılıklarımız birer zenginlik olacak, belki de yalnızca zamanı paylaşmanın gücüne tanık olacağız.