İçeriğe geç

Hz Meryem nasıl ölmüştür ?

Merhaba değerli Blogcum okuyucuları. Bu yazımızda “Hz Meryem nasıl ölmüştür” hakkında faydalı bilgiler bulabilirsiniz.

İzmir Sokaklarında Düşünce ve Kahkaha

İzmir’in sabah trafiğinde bisikletle yol alırken bir yandan da kafamda dönüp duran bir soru vardı: “Hz Meryem nasıl ölmüştür?” Evet, bunu düşünürken gülünç bir şekilde bisikletten neredeyse düştüm ama hey, içimdeki merakın hızı biraz fazla. Arkadaşlarıma anlatsam, “Vay be, yine çok derin konulara daldın” derlerdi; ama içimde bir yandan da sorular var, cevapları bulamadan rahat edemiyorum.

Bisikletin zili çalıyor, araba kornaları bağırıyor ve ben kendi kendime mırıldanıyorum: “Tamam, önce güne başla, sonra tarihi soruları kafana takarsın.” Ama işte o merak, bir şekilde tüm günümü kaplıyor.

Kahve Molasında İçsel Diyaloglar

Arkadaşlarımla kahve içtiğimiz sırada konu yine tarih ve dini figürlere geldi. Ben de durumu gizleyemedim:

– “Hz Meryem nasıl ölmüştür, biliyor musunuz?” dedim.

– Arkadaşım Eyüp, gözlerini kocaman açarak: “Abi sen yine kendi kafanı mı yedin?” diye sorunca, kahkahayla cevap verdim: “Kendi kafamı yemedim, ama bayağı bir merak ettim işte.”

O an, bir yandan komik, bir yandan da içten içe düşündürücü bir durum vardı. Hz Meryem’in hayatını, ölümünü ve insanlara bıraktığı mirası hayal etmeye başladım. Tabii bunu yaparken arkadaşlarıma kendimi fazla felsefi göstermemek için espiriler yapmayı ihmal etmedim:

“Yani, ölürken ‘Aman Tanrım, şimdi ne giyeceğim?’ dememiştir herhalde.”

İzmir Sokaklarında Tarihi Hayaller

Kahve bitince sahile doğru yürüdüm. Denizin kokusu, martıların sesi ve güneşin hafif sıcaklığı arasında kafamda sahneler canlanıyordu. Hz Meryem nasıl ölmüştür? sorusu, sanki bir film sahnesi gibi gözümün önünde beliriyordu. Düşündüm: Bu kadar önemli bir insan, nasıl bir çevrede, hangi hislerle hayata veda etti?

İç sesim bir yandan fısıldıyordu: “Tamam, çok ciddi düşünme, biraz da hayal et.” Ve ben de hayal etmeye başladım. Belki Hz Meryem, hayatının son anlarında bile etrafındaki insanlara umut vermiştir, belki de sessiz bir huzur içindeydi. Ama İzmirli ben, bu sahneyi biraz mizah katarak hayal etmeden duramadım:

“O an yanından biri geçiyor, ‘Abi tuvalete kaç kere gittin bugün?’ diye soruyor. Hz Meryem de gülümseyerek ‘Ah, sen de!’ diyor.”

Tabii ki böyle bir sahne gerçekte yaşanmamıştır; ama içimdeki komik yan, ağır bir konuyu hafifletiyordu.

Arkadaşlarla Diyalog ve İçsel Hesaplaşma

Akşamüstü, arkadaşlarla çarşıda yürürken konu yine açıldı. Ben hâlâ hem gülüyor hem de düşünüyordum:

– “Hz Meryem nasıl ölmüştür, diye soruyorum ya, bazen bu soruyu kendime de soruyorum,” dedim.

– Arkadaşım Aslı: “Sen hep böyle şeyleri kafana takıyorsun ya, insan biraz da yaşamın tadını çıkarmalı.”

– “Ya Aslı, çıkarmaya çalışıyorum ama merak etmemek elde değil. Bu merak, bir yandan beni deli ediyor, bir yandan da hayatın değerini hatırlatıyor,” dedim.

İşte o an fark ettim ki, bazen en ciddi sorular bile, arkadaşlarla sohbet ederken mizahi bir şekilde ele alınabilir. Hem gülmek hem düşünmek mümkün.

Gece Defterinde Düşünceler ve Mizah

Evime döndüğümde defterimi açtım. Kalem elimdeydi, yazarken hem güldüm hem de düşündüm: “Hz Meryem nasıl ölmüştür?” sorusu, bana hayatın hem ciddi hem de komik yanlarını hatırlattı. Belki ölüm bir geçiştir, belki de en sonunda herkes bir şekilde huzur bulur. Ama ben bunu hayal ederken, kendimi bir yandan da kahkahalarla boğuyordum:

– “Yani, belki de en son derin bir nefes alıyor ve ‘Tamam artık, televizyonu açabilir miyim?’ diyor içinden.”

Kendi içimde böyle sahneler kurmak, hem merakımı tatmin ediyor hem de kendime gülmeme sebep oluyordu.

İzmir Sokaklarından Son Bir Bakış

Gece olunca sahile indim. Deniz dalgaları, hafif rüzgar ve martıların sessizliği arasında bir kez daha düşündüm. Hz Meryem nasıl ölmüştür? sorusu hâlâ kafamda dönüyordu ama artık korkutucu değildi. Onun yaşamı, ölümü ve insanlara bıraktığı mesajlar, benim mizah ve hayal gücüyle birleşmişti.

Defterime son bir cümle yazdım: “Hz Meryem nasıl ölmüştür? Bilmiyorum, ama hayatını, ölümünü ve mirasını hayal ederken gülümsemek, hem kendime hem de dünyaya verdiğim küçük bir hediye.”

İşte, hem düşündüren hem de güldüren bir günün ardından, İzmir sokaklarında kaybolmuş bir genç olarak, hem ciddi hem de komik bir şekilde tarih ve inançla baş başa kalmış oldum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://polyannahaber.com https://puc.com.tr https://hul.com.tr Sitemap
ilbet giriş yapTürkçe Forum