İçeriğe geç

Özgüven kibir midir ?

Özgüven Kibir Midir?

Özgüven ile kibir arasındaki çizgi o kadar ince ki, çoğu zaman birbirine karıştırılıyor. Sosyal medyada herkesin özgüvenli olduğunu iddia ettiği bir dünyada, bu ikisinin farkını anlamak tam bir kafa karıştırmaca. Ama işin ilginç tarafı, birçoğumuz özgüvenli olduğunu düşünürken, aslında kibirli bir tavır sergiliyoruz. Hadi, bu durumu biraz irdeleyelim.

Özgüven: İçsel Bir Güç, Ama…

Özgüven, kendi değerini bilmek, kendine güvenmek ve hayatla barış içinde olmak demek. Bu tanım kulağa ne kadar güzel geliyor değil mi? Bir insanın, ne yaparsa yapsın, kendini kabul etmesi ve hatalarından ders çıkarması gerektiği fikri, gerçekten takdire şayan. Özgüvenli olmak, başkalarının düşüncelerine aşırı takılmadan kendi yolunu çizebilmek demek. Özgüvenli bir insan, kendi doğrularını savunur, ama başkalarının doğrularına da saygı gösterir. Yani, kendi değerini bilmekle birlikte, diğerlerinin değerini küçümsemez.

Ama bir şey var ki, çoğu insan özgüvenini yanlış anlıyor. Özgüvenli olmak, sadece “her şeyin en iyisi benim” diye düşünmek değil, aynı zamanda “herkesin de değerini biliyorum” demekle de alakalı. Çünkü özgüven, egoyu büyütmek değil, sağlıklı bir benlik saygısına sahip olmakla ilgilidir.

Özgüvenin Güçlü Yanları

Özgüven, kişisel gelişimin temel taşlarından biridir. İnsan kendine güvenirse, dünyayı fethetmeye bile cesaret edebilir. Sosyal hayat, iş dünyası ya da herhangi bir ortamda, özgüven insanı bir adım öne çıkarır. Bir insanın bir işte başarılı olabilmesi, sadece bilgiyle değil, aynı zamanda kendine olan inançla da ilgilidir.

Düşünsenize, bir iş görüşmesine gidiyorsunuz ve karşınızdaki kişi elinizin titrediğini fark ettiğinde, özgüven eksikliği hemen hissedilir. Ama siz sakin ve kendinize güvenerek cevap verirseniz, karşınızdakine de güven verir ve o güven, işe alım sürecinde büyük rol oynar. Özgüven, sadece dışarıya değil, aynı zamanda içsel bir güç olarak da sizi motive eder. Bunu birinin size güzel bir şey söylemesine gerek kalmadan, sadece kendi içinizde hissedebilirsiniz.

Özgüvenin Zayıf Yanları

Ama özgüven, bazen fazla içe dönük olabilir. Yani, “ben kendime güveniyorum” demek kolay ama bunu başkalarına nasıl yansıtacağınız o kadar da basit değil. Burada devreye sosyal medya giriyor. İnsanlar sosyal medyada özgüvenli olduklarını söyleyebilirler ama gerçekte o kadar da sağlıklı bir özgüvene sahip olmayabilirler. Özgüvenin kötü bir şekilde yansıması, insanın dışarıya karşı “mükemmelim” izlenimi yaratmaya çalışmasıdır. Kendisini sürekli olarak başkalarına kanıtlamak istemek, aslında özgüvenin eksik olduğunu gösterir.

Özgüvenin yanlış bir şekilde anlaşılması, bazen başkalarına zarar verebilecek bir hale gelebilir. Kendi benliğini “hakimiyet” ya da “üstünlük” olarak algılamak, özgüvenin kibire dönüşmesine yol açabilir. Bu da bir insanın kendisini, etrafındakilerden üstün görmesine ve sürekli olarak başkalarına gösteriş yapmasına neden olabilir.

Kibirin Tanımı: Kendi Kendini Yüceltme

Kibir, kişisel güvensizlikten doğan bir savunma mekanizmasıdır. Yani, bir insanın sürekli olarak kendini büyük göstermeye çalışması, aslında derin bir güvensizlikten kaynaklanır. Kibirlilik, başkalarını küçümseme ve onları alt etme isteğiyle kendini gösterir. Özgüven ile kibir arasındaki fark burada ortaya çıkar: Özgüvenli bir insan, kimseyi küçümsemeden kendini ifade edebilirken, kibirli bir insan, başkalarını aşağılamak ve onlardan üstün olduğunu hissettirmek ister.

Kibir, özde özgüvensizliktir. Kibirli bir insan, kendisini devamlı olarak “en iyi” olarak tanımlar ve başkalarının başarılarını küçümser. “Ben her şeyi doğru yaparım, diğerleri ise bir şekilde yanılır” yaklaşımı kibirin ta kendisidir. Kendine aşırı güvenen biri, toplumda genellikle daha “olmazsa olmaz” bir figür gibi görünse de, içten içe kendisini daha değerli kılmak için başkalarını aşağılamaktan çekinmez.

Kibirin Güçlü Yanları

Kibirli bir insan, dışarıya karşı çok güçlü ve başarılı bir izlenim verebilir. Çevresindeki insanlar bazen ona saygı duyabilir, çünkü kibir, aslında bazen takdir edilen bir şeymiş gibi algılanabilir. Bu insanlar genellikle sesini yükselterek, düşüncelerini yüksek sesle ifade ederler. Sosyal medya postlarında, “ben en iyisiyim” yaklaşımıyla özgüvenli gibi görünürler. Ancak bu, yalnızca yüzeysel bir izlenimdir.

Kibirin Zayıf Yanları

Kibirli bir insan, sadece başkalarını küçümsemekle kalmaz, aynı zamanda kendine de zarar verir. Kibir, insanın kendi içindeki boşluğu kapatma çabasıdır. Gerçekten özgüvenli bir insan, başkalarına üstünlük taslamaz, çünkü onun kendisiyle barışı vardır. Ama kibirli bir insan, içsel güvensizliklerini başkalarını ezerek telafi etmeye çalışır. Bunun sonucu olarak, etrafındaki insanlar onları güvenilir bir arkadaş olarak görmeyebilir. Çünkü kibir, uzun vadede yalnızlaştırır.

Sonuç: Özgüven ve Kibirin Farkı Nerede Başlar?

Peki, özgüven ile kibir arasındaki fark nedir? Başkalarına olan saygıyı yitirmeden, kendimize güvenebilmek, özgüvenin tam tanımıdır. Ama özgüvenin kibire dönüşmesi, başkalarını küçümseme ve onlara hükmetme arzusuyla başlar. Yani, özgüven kibir midir? Hayır, ama kibirli bir insan, özgüvenini doğru bir şekilde kullanamayan bir kişidir.

Biraz daha düşündüğümüzde, özgüvenin kibire dönüşmemesi için gerçekten derin bir içsel barış ve özfarkındalık gereklidir. Yoksa, bir noktadan sonra bu iki kavram birbirine çok yakın hale gelir. O yüzden “özgüvenli” olmakla “kibirli” olmak arasındaki çizgiyi iyi çizmek gerekir. Hangi tarafta olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş yap