İçeriğe geç

Tam kan sayımında demir hangisi ?

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? O Günden Kalan Sessiz Bir Soru

Sevgili okurlar, Blogcum ekibi olarak bugün “Tam kan sayımında demir hangisi” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz.

Kayseri’de soğuk bir sabah… Pencerenin kenarından sızan gri ışık odamın içine ağır ağır yayılırken, defterimi açtım. Yazmayı her zaman sevmişimdir ama o gün kalem elimde titriyordu. İçimde açıklayamadığım bir huzursuzluk vardı. Sanki vücudum bana bir şey anlatmaya çalışıyor ama ben anlamıyordum.

Bir gün önce hastaneden çıkmıştım. Elimde bir kâğıt, gözlerimde yorgunluk… Doktor “tam kan sayımı” istemişti. O an çok sıradan gelmişti ama sonuçlar elimdeyken hiçbir şey sıradan değildi artık.

Tek bir cümle beynimde dönüp duruyordu:

Tam kan sayımında demir hangisi?

O soruyu ilk kez o gün bu kadar ciddi sormuştum.

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? İlk Karışıklık

Sonuç kâğıdına bakıyordum. Bir sürü kısaltma… Hb, Hct, MCV, MCH, RDW… Satır satır rakamlar, yanlarında referans aralıkları.

Ama ben tek bir şeyi arıyordum: demiri.

Çünkü kendimi açıklayamadığım bir şekilde yorgun hissediyordum. Sabahları kalkmak zor, merdivenler uzun, kelimeler ağırdı. İçimde sürekli “bir şey eksik” hissi vardı.

Ama raporda “demir” diye bir satır yoktu.

İşte o an sinirlendim. Kendime kızdım. “Bu kadar basit bir şeyi bile anlayamıyorum” dedim içimden. Hatta biraz da hayal kırıklığı vardı. İnsan kendi bedenini anlamayınca sanki kendine yabancılaşıyor.

Defterime şunu yazdım:

“Benim içimde bir eksiklik var ama adı ne, bilmiyorum.”

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? Rakamların Sessizliği

Ertesi gün tekrar hastaneye gittim. Bu kez daha dikkatliydim. Sıramı beklerken insanların yüzlerine baktım. Kimse mutlu görünmüyordu ama herkes alışmış gibiydi. Sanki hepimiz bir şeyler öğrenmeye çalışıyorduk kendi bedenimiz hakkında.

Doktor sonuçlara baktı ve sakin bir sesle konuştu:

“Demir eksikliğin olabilir ama tam kan sayımında demir direkt yazmaz.”

İşte o cümle… O kadar basit ama o kadar önemliydi ki.

Ben ise içimden şunu düşündüm:

“Nasıl yani? Tam kan sayımında demir hangisi değilse, ben neye bakıyorum o zaman?”

O an kafamın içinde bir karmaşa başladı. Çünkü ben her şeyin net olmasını istiyordum. Bir değer düşüyorsa, adı yazsın istiyordum. Ama hayat böyle değildi.

Doktor devam etti:

“Hb düşük mü, MCV düşük mü, MCH nasıl… bunlara bakarız. Demiri dolaylı görürüz.”

O an anladım ki bedenim aslında benimle konuşuyordu ama ben onun dilini bilmiyordum.

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? Bekleme Salonunda Gelen Düşünceler

Hastane çıkışında bankta oturdum. Elimde sonuç kâğıdı vardı ama artık ona farklı bakıyordum.

Rüzgar Kayseri’nin soğuğunu yüzüme vururken içimde garip bir boşluk vardı. Hem üzgündüm hem de tuhaf bir şekilde rahatlamıştım.

Üzgündüm çünkü net bir cevap yoktu.

Rahattım çünkü en azından bir şeylerin açıklaması vardı.

O gün kendime şunu sordum:

“Ben aslında neyi arıyorum? Demiri mi, yoksa kendimi mi?”

Defterimi açtım. Uzun uzun yazdım. Yazdıkça içim biraz daha hafifledi.

Tam kan sayımında demir hangisi sorusu artık sadece bir tıbbi merak değildi. Bir anlam arayışına dönüşmüştü.

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? Vücudu Dinlemeyi Öğrenmek

Günler geçtikçe daha çok araştırdım. Hb’nin hemoglobin olduğunu, MCV’nin hücre boyutunu gösterdiğini öğrendim. Ama en önemlisi şunu öğrendim: demir tek bir satırda yazmıyordu.

Ferritin vardı, serum demiri vardı… ama tam kan sayımı farklıydı.

Bir gece defterime şunu yazdım:

“Bedenim bana tek bir kelimeyle konuşmuyor. Cümleler kuruyor.”

O cümle beni çok etkiledi. Çünkü artık sadece “tam kan sayımında demir hangisi?” diye sormuyordum. Aynı zamanda “ben neyi kaçırıyorum?” diye de soruyordum.

O günlerde yorgunluğum devam ediyordu ama artık anlam kazanmaya başlamıştı. Çünkü belirsizlik, yerini yavaş yavaş farkındalığa bırakıyordu.

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? Duyguların İçine Karışan Bilgi

Bir akşam annem mutfakta yemek yaparken bana baktı ve “sen son zamanlarda çok dalgınsın” dedi.

Haklıydı.

Ama nasıl anlatılırdı ki? İçimde bir şey eksikti ama adı yoktu.

O an içimden geçenleri söyledim:

“Tam kan sayımında demir hangisi diye bakıyorum ama bulamıyorum.”

Annem bana uzun uzun baktı. Sonra sadece “kendine dikkat et” dedi.

O cümle basitti ama içimde bir yere dokundu.

Çünkü aslında mesele demir değildi sadece. Mesele, kendimi anlamaya çalışmamdı.

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? Hayal Kırıklığı ve Kabullenme

Bir süre sonra tekrar kontrol yaptırdım. Bu kez daha sakindim. Sonuçlara bakarken heyecan yoktu, sadece merak vardı.

Hb biraz düşük, MCV sınırda…

Doktor yine aynı şeyi söyledi: “demir eksikliğine bağlı olabilir.”

Ama ben bu kez farklıydım. Artık hemen cevap aramıyordum.

İçimden şunu söyledim:

“Tam kan sayımında demir hangisi sorusu aslında yanlış bir soru değilmiş. Sadece tek bir cevabı yokmuş.”

O an hayal kırıklığım yavaşça kabullenmeye dönüştü.

Çünkü bazı şeyler net değildir. Ve insan bunu kabul ettiğinde biraz daha hafifler.

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? Günlüklerin İçinde Bir Dönüşüm

O günden sonra defterlerim değişti. Artık sadece duygularımı değil, bedenimi de yazıyordum.

“Bugün enerjim düşüktü.”

“Bugün başım biraz ağırdı.”

“Bugün daha iyiydim.”

Ve her satırın yanında aynı soru vardı:

Tam kan sayımında demir hangisi?

Ama artık bu soru bir panik değil, bir farkındalıktı.

Kendimi dinlemeyi öğreniyordum. Küçük işaretleri fark etmeyi… Sabah kalkarkenki ağırlığı, merdiven çıkarkenki nefesi, konuşurkenki isteksizliği…

Bunların hepsi bir şey anlatıyordu.

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? İçsel Bir Sakinleşme

Zamanla içimdeki yoğun kaygı azaldı. Çünkü artık bilinmezlik beni korkutmuyordu.

Bir gün defterime şunu yazdım:

“Belki de vücudum bana düşman değil. Sadece sessizce yardım istiyor.”

O cümleyle birlikte içimde bir şeyler oturdu.

Artık “tam kan sayımında demir hangisi” sorusu bile daha sakin bir yerden geliyordu.

Bir eksiklik aramıyordum sadece, bir denge arıyordum.

Tam Kan Sayımında Demir Hangisi? Sonunda Gelen Anlayış

Bugün geriye dönüp baktığımda o gün hastane koridorunda hissettiklerimi hâlâ hatırlıyorum. O belirsizlik, o yorgunluk, o anlam arayışı…

Ama şimdi daha farklı hissediyorum.

Çünkü öğrendim ki:

Tam kan sayımında demir tek bir kutucuk değilmiş.

Bir rakam değilmiş.

Bir hismiş aslında.

Vücudun sessizce verdiği bir mesajmış.

Ve ben o mesajı dinlemeyi öğrenmişim.

Kayseri’nin soğuk sabahlarında artık daha farklı uyanıyorum. Kendime daha dikkatli bakıyorum. Ve her yorgunlukta o eski soru yine aklıma geliyor:

Tam kan sayımında demir hangisi?

Ama artık bu soru beni korkutmuyor.

Sadece hatırlatıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://polyannahaber.com https://puc.com.tr https://hul.com.tr Sitemap
ilbet giriş yap